• Pazar , 17 Aralık 2017

İÇERDEN DIŞARIYA…

55 TUTSAKTAN ORTAK ŞİİR…

Görülmüştür ve redfotoğraf olarak hazırladığımız “içerden dışarıya-dışardan içeriye fotoğraf köprüsü” sergisi için yorumlar yazan 55 tutsağın yazdıklarından birer satır alarak oluşturduğumuz ortak şiir ortaya çıktı….

İÇERDEN DIŞARIYA…

Zamanın sırlarını emmiş duvardan

Bu hayatımı özetliyor zaten

Bir cocuğun soran bakışları, bir yaşlı kadının acısı

Suların derin sessizliği

Öğleden sonraları en direnişçi an’lardır.

Şimdi daha iyi anlıyorum

Bir kurşunla vurulmadan

‘Hadi koşun tramvaya’ diyor yanımdaki arkadaşlardan biri.

Bir çiğ tanesi üzerinde var olduğu yeşil yapraklarda

Lanetlerden geriye kalan küfürler gibi

Eeee ne de olsa keçi ailesi bu tescilli bir inada sahip

Her şeyimizle gülümsüyoruz sizlere…

Dünyanın bütün sokaklarını yoksul çocukların doldurduğunu bilen

Rüzgar estikçe buğday tanelerini temizleyip sahanı savuruyor

Hayal kırıklığı, güçlü bir özlem ve şaşkınlık.

Buluştukça ay ve güneş buluşma umudum hep olacak.

Ayaklar, kanatlar, parmaklıklara bağlansa da,

Rengarenk ve çocukca gülüşlerle çınlayan bir uyanış

O bakışları görmeyelim diye

Üç nesil bir nevroz şenliğinde. Yüzler neşeli, elbiseler renkli.

Ve başkaldırdılar! Yazgılarını yeniden ele almak için

Bu uğurda pek çok arkadaşımızı güneşe uğurladık

Tan kızıllığının vurulduğu an

Sen yarına bakarsın çocuk

Böyle kendimizi yaşıyoruz, birbirimizin gülen yüzüne

Mavi matemin rengiydi Oysa şimdi özgürlük bellemişler,

Mavi Şin’dir Kürtçe’de. Şin matemin rengi.

Umut da var elbet yürekler taşkını

Sürgünlüğümün en ücra köşesinde

Benim dilsiz yanım

Cennetin güzellikleri cehennemde yaratılır.

Hücrede; beton duvar, demir parmaklıklar arasında

Yaşamları gibi evleride iç içe geçmiş, sırt sırta vermişler

Yalnızlığa –terk- edilmiş yorgun yıpranmışlığımızın

Maviye gri de yakışır; terk edilmişse bir şehir, bir insan ve bir hayat

Bu mektubun üzerine güneş vuruyor.

Mutluluk ve gülümseme

“N’apıyorsun böyle gökyüzlü güzel kız?”

Güvercin uçuran eller ve şehirlere doğru

Üzülme! Dağ zamanlarındayız…

Burjuvazinin ataerkilin o büyük sağlam haklı nefretini kazanacak kadar,

Umudum o zamanda kaldı, ben bu mekanda.

Karanlık yine karanlık bir örtü gibi iner evrenin rahmine

O yoksul o bulaşıcı karanlık

O yarı açık kapının ardındaki.

Koşun bizi çağıran ufka güneş batıyor… yetişelim.

Akşam ilerlerken, kasabalı avcılardan birinin canı sıkılmıştı… olan bu işte.

Yıkım savaş arasında karamsarlığa düşmeden

Yan yana dizilmiş üç renkli mandal kalın bir kabloda raks mı ediyor.

Arkada bıçkılanmış kereste artıkları yoksullar için ucuz.

Özgürlük kazanacak, Barış kazanacaktır.

Zamane yeşilin dilinden hayat ve ölümü kazımak,

Ama bir çocuğun gülümseyişindeki gizli umudu asla yok edemeyecek!

Uyurken dahi devrimin parlayan ışığını, alnında taşıyan güzel yüz…

O kadar itilmiş ki; bir tek kız kulesine sığınabilir.

Doğa ve insan yaşamın gri tonlarından sıyrılıp,

hayatın yeşiline katılır böylesi zamanlarda,

Modern haydutların eşkıya zamanlarına…

An’da tarih ve maddede konuşan enerji benim.

Hazırlayan: Özcan Hayat Yaman

Fotoğraf: Ömür Eğribel

Fotoğraf: Ömür Eğribel

Şiiri oluşturan 55 Tutsağın adları:

A.KERİM AKTAŞ

A.RAHİM YILDIZ

ADNAN ÖZTEL

AHMET BİLGE

ALİ OSMAN KÖSE

AYHAN KAVAK

AYNUR EPLİ

BEJDAR RO AMED

BURAK YİĞİT

DENİZ TEPELİ

EBEDİN ABİ

EDİP YALÇINKAYA

ERCAN BİNAY

ERDAL ASLAN

ERGÜL ÇİÇEKLER

EROL ENGİN

EROL ZAVAR

EYLEM BAŞ

FADİME ÖZKAN

FERDA İLDAN

FERMAN MORDENİZ

FİKRET KARAKOÇ

GÖNÜL BULUT

GÜLAZER AKIN

HACI NEHSAN

HASAN GÜLBAHAR

HASAN ŞAHİNGÖZ

HAYDAR SÖNMEZ

HIDIR YILDIZ

İBRAHİM ŞAHİN

KAMİL TURANLİOĞLU

KENAN KARAASLAN

M. NURİ ÖZEN

MAHMUT ULUSAN

MEHMET BOĞATEKİN

METİN YAMALAK

MUHABBET KURT

MUSA ŞANAK

MUSTAFA AĞCAKAYA

NURETTİN ERENLER

ÖZLEM ÖZDEMİR

RESMİYE VATANSEVER

RESUL KOCATÜRK

RIDVAN YUSUFOĞLU

RUŞEN ÖZKAN

SEDAT OT

SEYİT OKTAY

SİNAN BÜLBÜL

ŞEHNAZ ŞAHİN

ŞEMSETTİN ÖZER

VELİ ÖZDEMİR

YUSUF DEMİR

ZEKİ KAYAR

ZELİHA BULUT

ZEYNEP AVCI

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZIYA YORUM YAPABİLİRSİNİZ

You must be logged in to post a comment.